1) Sunucu ve PHP tarafı
Önce altyapının gerçekten yükü kaldırabilecek durumda olduğundan emin ol. Cache eklentisi kurmadan önce aşağıdaki maddeleri kontrol etmek işini kolaylaştırır.
- • PHP versiyonu güncel mi? (Örn: 8.x serisi)
- • Kaynak limitleri (memory_limit, max_execution_time vb.) çok kısıtlı mı?
- • Aynı sunucuda aşırı yoğun başka siteler var mı?
2) Tema ve eklenti yükü
Aşırı şişmiş temalar, onlarca eklenti ve gereksiz builder’lar genelde ilk yavaşlık sebebi.
- • Kullanmadığın eklentileri kapatıp tamamen kaldır.
- • “Her şeyi yapan” tek bir dev plugin yerine, gerçekten ihtiyacın olan küçük paketleri tercih et.
- • Yönetim panelinde sorgu ve yük süresini gösteren eklentiler kullanabilirsin.
3) Görseller
Özellikle e-ticaret sitelerinde görseller, sayfanın en ağır kısmı.
- • Ürün görsellerini WebP gibi modern formatlarla sıkıştır.
- • 4000px genişlikte görseli, 300px gösterdiğin kartta kullanma.
- • Lazy-load (gecikmeli yükleme) kullandığından emin ol.
4) Cache ve CDN’i en sona bırak
Tüm bu adımlardan sonra cache eklentisi kurup, CDN eklemek çok daha sağlıklı sonuç verir.
- • LSCache, WP Rocket vb. çözümleri altyapıya göre seç.
- • Cloudflare kullanıyorsan “her şeyi cache’le” gibi agresif ayarlardan kaçın.
- • Değişiklik yaptığında cache’leri temizlemeyi unutma.
Son söz: Önce temel, sonra sihirli düğme
WordPress hızlandırma genelde tek bir butona basmakla çözülmüyor. Temel kurguyu toparlayıp, sonra cache/CDN tarafını devreye almak uzun vadede çok daha stabil bir site demek.